Nûh (11-20)

 

(NÛH suresi 11. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

يُرْسِلِ السَّمَاء عَلَيْكُم مِّدْرَارًا

Okunuş Yursilissemae 'aleykum midraren.
Diyanet Çevirisi ‘(Bağışlama dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin.’
Diyanet Vakfı (Mağfiret dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,
Elmalılı Orijinal Bol hayır ile üzerinize semayı salsın
Elmalılı Sade. 1 Bol hayır (yağmur) ile göğü üzerinize salsın.
Elmalılı Sade. 2 «Üzerinize gökten bol yağmur yağdırsın.»
Ö. N. Bilmen Üzerinize semayı bol yağmurlar ile gönderir.
S. Ateş '(O'ndan mağfiret dileyin) Ki üzerinize gökten bol yağmur göndersin'
A. Bulaç "(Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın."
Muhammed Esed Size, hesapsız semavi nimetler yağdıracaktır,
Y.N. Öztürk "Göğü üzerinize bol bol yağmur taşıyıcı olarak gönderir."
S. Yıldırım Mağfiret dileyin ki üzerinize bol bol yağmur indirsin.
Tefhimü-l Kuran «(Öyle yapı ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın.»
Fizilalil Kuran Size gökten bol bol yağmur indirsin.»
A. Gölpınarlı Size gökten faydalı ve bol yağmurlar yollar.
H. S. Yeter (Mağfiret dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,
A. Uğur (Mağfiret dileyin ki,) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin,
G. Onan "(Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın."
Ş. Piriş Gökten size bol yağmurlar yağdırır.
Yusuf Ali (EN) He will send rain to you in abundance;
M. Pickthall (EN) He will let loose the sky for you in plenteous rain,
 

(NÛH suresi 12. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

وَيُمْدِدْكُمْ بِأَمْوَالٍ وَبَنِينَ وَيَجْعَل لَّكُمْ جَنَّاتٍ وَيَجْعَل لَّكُمْ أَنْهَارًا

Okunuş Ve yumdidkum biemvalin ve beniyne ve yec'al lekum cennatin ve yec'al lekum enharen.
Diyanet Çevirisi ‘Sizi mallarla, oğullarla desteklesin ve sizin için bahçeler var etsin, sizin için ırmaklar var etsin.’
Diyanet Vakfı Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın.
Elmalılı Orijinal Ve size mallar ve oğullarla imdad eylesin, ve sizin için Cennetler yapsın, sizin için ırmaklar yapsın
Elmalılı Sade. 1 Size mallar ve oğullarla yardım etsin ve sizin için cennetler yapsın, sizin için ırmaklar yapsın.
Elmalılı Sade. 2 «Mallar ve oğullar vererek sizin imdadınıza koşsun. Sizin için bahçeler yapsın, ırmaklar yapsın.»
Ö. N. Bilmen Ve size mallar ile ve oğullar ile imdat eder ve sizin için bağlar, bostanlar kılar ve sizin için ırmaklar vucûda getirir.
S. Ateş 'Ve size mallarla, oğullarla yardım etsin, size bahçeler versin, ırmaklar versin'
A. Bulaç "Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunsun. Size (ürün yüklü) bağlar-bahçeler versin, ırmaklar da versin."
Muhammed Esed dünyevi servet ve evlat vermek suretiyle size yardım edecek ve size bağlar bahçeler ihsan edecek ve akıp giden sular bağışlayacaktır.
Y.N. Öztürk "Sizi, mallar ve oğullarla güçlendirir, size yeşil bahçeler lütfeder. Ve sizin için nehirler akıtır."
S. Yıldırım "Size mal ve evlad ihsan buyursun, size bahçeler, ırmaklar, su kanalları nasib etsin."
Tefhimü-l Kuran «Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunsun. Size (ürün yüklü) bağlar-bahçeler versin, ırmaklar da versin.»
Fizilalil Kuran Sizi, mallar ve oğullarla desteklesin; sizin için bahçeler var etsin, ırmaklar akıtsın.
A. Gölpınarlı Ve size, mallar, oğullar vererek yardım eder ve size bağlar, bahçeler halk eder ve ırmaklar yaratır.
H. S. Yeter Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın.
A. Uğur Mallarınızı ve oğullarınızı çoğaltsın, size bahçeler ihsan etsin, sizin için ırmaklar akıtsın.
G. Onan Size mallar ve çocuklarla yardımda bulunsun. Size (ürün yüklü) bağlar-bahçeler versin ırmaklar da versin."
Ş. Piriş Mallarınızı ve çocuklarınızı çoğaltır, sizin için bahçeler yaratır, nehirler yaratır.
Yusuf Ali (EN) Give you increase in wealth and sons; and bestow on you Gardens and bestow on you rivers (of flowing water).
M. Pickthall (EN) And will help you with wealth and sons, and will assign unto you Gardens and will assign unto you rivers.
 

(NÛH suresi 13. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

مَّا لَكُمْ لَا تَرْجُونَ لِلَّهِ وَقَارًا

Okunuş Malekum la tercune lillahi vekaren.
Diyanet Çevirisi ‘Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?’
Diyanet Vakfı Size ne oluyor ki, Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?
Elmalılı Orijinal Neye siz ummazsınız Allah için bir vakar
Elmalılı Sade. 1 Neden siz Allah için bir vakar ummazsınız?
Elmalılı Sade. 2 «Niçin siz Allah'a bir vakar yakıştıramıyorsunuz?»
Ö. N. Bilmen Size ne oluyor ki Allah için bir azâmet ummuyorsunuz.
S. Ateş 'Size ne oluyor ki, Allâh için saygı ummuyorsunuz?'
A. Bulaç "Size ne oluyor ki, Allah'tan bir vakarı ummuyorsunuz?"
Muhammed Esed Size ne oluyor ki Allah'ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz,
Y.N. Öztürk "Ne oluyor size de Allah için bir vakar ümidinde olmuyorsunuz?"
S. Yıldırım (13-14) "Neden acaba siz, sizi tavırdan tavıra yaratan Allah’ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz?"
Tefhimü-l Kuran «Size ne oluyor ki, Allah'tan bir vekarı ummuyorsunuz?»
Fizilalil Kuran Ne oluyorsunuz ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz.
A. Gölpınarlı Ne oldu size ki Allah'ın, büyük, ulu ve şerefli bir mâbûd olduğunu ummuyorsunuz?
H. S. Yeter Size ne oluyor ki, Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?
A. Uğur Size ne oluyor ki, Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?
G. Onan "Size ne oluyor ki, Tanrı'dan bir vakarı ummuyorsunuz?
Ş. Piriş Size ne oluyor da Allah’ın azametinden korkmuyorsunuz?!
Yusuf Ali (EN) What is the matter with you, that ye place not your hope for kindness and long suffering in Allah,
M. Pickthall (EN) What aileth you that ye hope not toward Allah for dignityy
 

(NÛH suresi 14. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

وَقَدْ خَلَقَكُمْ أَطْوَارًا

Okunuş Ve kad halekakum atvaren.
Diyanet Çevirisi ‘Hâlbuki, O, sizi evrelerden geçirerek yaratmıştır.’
Diyanet Vakfı Oysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.
Elmalılı Orijinal Yaratmış iken o sizi tavır tavır bu tavra kadar
Elmalılı Sade. 1 Oysa O, sizi bu aşamaya kadar aşama aşama yaratmıştır.
Elmalılı Sade. 2 «Oysa o sizi aşama aşama yaratmıştır.»
Ö. N. Bilmen (14-15) Halbuki, sizi muhakkak türlü türlü derecelerde yaratmıştır. Görmediniz mi ki, yedi semayı nasıl tabaka tabaka yaratmıştır?
S. Ateş 'Oysa O, sizi aşama, aşama yarattı.'
A. Bulaç "Oysa O, sizi gerçekten tavır tavır yaratmıştır."
Muhammed Esed sizi(n her birinizi) peşpeşe aşamalardan geçirerek yaratanın O olduğunu gördüğünüz halde?
Y.N. Öztürk "O ki, sizi halden hale/evreden evreye geçirerek yarattı."
S. Yıldırım (13-14) "Neden acaba siz, sizi tavırdan tavıra yaratan Allah’ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz?"
Tefhimü-l Kuran «Oysa O, sizi gerçekten tavır tavır yaratmıştır.»
Fizilalil Kuran Oysa sizi merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.
A. Gölpınarlı Ve halbuki o, sizi halden-hâle koyarak halk etmiştir.
H. S. Yeter Oysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.
A. Uğur Oysa, sizi türlü merhalelerden geçirerek O yaratmıştır.
G. Onan "Oysa O, sizi gerçekten tavır tavır yaratmıştır."
Ş. Piriş (Oysa) O sizi halden hale geçirerek yaratmıştır.
Yusuf Ali (EN) Seeing that it is He that has created you in diverse stages?
M. Pickthall (EN) When He created you by (divers) stages?
 

(NÛH suresi 15. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

أَلَمْ تَرَوْا كَيْفَ خَلَقَ اللَّهُ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقًا

Okunuş Elem terev keyfe halekallahu seb'a semavetin tibakan.
Diyanet Çevirisi ‘Görmediniz mi, Allah yedi göğü tabaka tabaka nasıl yaratmıştır?’
Diyanet Vakfı Görmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar olarak nasıl yaratmış!
Elmalılı Orijinal Görmediniz mi nasıl yaratmış Allah yedi Semayı uygun tabaka tabaka?
Elmalılı Sade. 1 Görmediniz mi, Allah'ın yedi göğü nasıl uygun tabakalar halinde yarattığını?
Elmalılı Sade. 2 «Görmediniz mi Allah yedi göğü uygun tabakalar halinde nasıl yaratmış?»
Ö. N. Bilmen (14-15) Halbuki, sizi muhakkak türlü türlü derecelerde yaratmıştır. Görmediniz mi ki, yedi semayı nasıl tabaka tabaka yaratmıştır?
S. Ateş 'Görmediniz mi Allâh nasıl yedi göğü birbiri üstünde tabaka tabaka yarattı?'
A. Bulaç "Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır?"
Muhammed Esed Görmüyor musunuz Allah yedi göğü nasıl birbiriyle uyumlu yaratmıştır,
Y.N. Öztürk "Görmediniz mi, Allah yedi göğü ahenkli bir bütün olarak nasıl yarattı?"
S. Yıldırım Görmez misiniz ki Allah yedi kat göğü tam birbiri ile uyum içinde yarattı?
Tefhimü-l Kuran «Görmüyor musunuz; Allah, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır?»
Fizilalil Kuran Allah'ın, göğü yedi kat üzerine nasıl yarattığını görmez misiniz?
A. Gölpınarlı Görmez misiniz Allah, nasıl da gökleri yedi kat yaratmıştır.
H. S. Yeter Görmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar olarak nasıl yaratmış!
A. Uğur Görmediniz mi, Allah yedi göğü birbiriyle ahenktar olarak nasıl yaratmış!
G. Onan "Görmüyor musunuz; Tanrı, yedi göğü birbirleriyle bir uyum (mutabakat) içinde yaratmıştır?"
Ş. Piriş Allah’ın yedi göğü nasıl tabaka tabaka yarattığını görmüyor musun?
Yusuf Ali (EN) See ye not how Allah has created the seven heavens one above another,
M. Pickthall (EN) See ye not how Allah hath created seven heavens in harmony,
 

(NÛH suresi 16. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

وَجَعَلَ الْقَمَرَ فِيهِنَّ نُورًا وَجَعَلَ الشَّمْسَ سِرَاجًا

Okunuş Ve ce'alelkamere fiyhinne nuren ve ce'aleşşemse siracen.
Diyanet Çevirisi ‘Onların içinde nasıl ayı, bir ışık, güneşi de bir kandil yapmıştır?’
Diyanet Vakfı Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir çerağ yapmıştır.
Elmalılı Orijinal Kameri kılmış içlerinde bir nur, güneşi de kılmış bir lâmba
Elmalılı Sade. 1 Ayı içlerinde bir ışık, güneşi de bir lamba yapmıştır.
Elmalılı Sade. 2 Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.
Ö. N. Bilmen (16-17) Ve onlar da ay'ı bir nûr kılmıştır, güneşi de bir çırağ yapmıştır. Ve Allah sizi yerden bir ot olarak bitirmiştir.
S. Ateş 'Ve Ayı bunların içinde nur yaptı. Güneşi de bir lamba yaptı.'
A. Bulaç "Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır."
Muhammed Esed ve onların içine ay'ı (yansıyan) bir ışık olarak yerleştirmiş ve güneşi (ışık saçan) bir lamba yapmıştır?
Y.N. Öztürk "Ve Ay'ı, bunlar içinde bir nur yaptı ve Güneş'i bir kandil haline getirdi."
S. Yıldırım Gökte Ay’ı bir nûr, Güneş’i ise lâmba yaptı.
Tefhimü-l Kuran «Ve ayı da bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır.»
Fizilalil Kuran Aralarında Ay'a aydınlık vermiş ve güneşin ışık saçmasını sağlamıştır.
A. Gölpınarlı Ve o göklerde, aya bir ışık vermiş ve güneşi de, her yanı aydınlatan bir çırağ olarak halk etmiştir.
H. S. Yeter Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir çerağ yapmıştır.
A. Uğur Onların içinde ayı bir nûr kılmış, güneşi de bir çerağ yapmıştır.
G. Onan "Ve ayı bunlar içinde bir nur kılmış, güneşi de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır."
Ş. Piriş Onların arasında Ay’a bir nur vermiş, Güneş’i de kandil yapmıştır.
Yusuf Ali (EN) And made the moon a light in their midst, and made the sun as a (Glorious) Lamp?
M. Pickthall (EN) And hath made the moon a light therein, and made the sun a lamp?
 

(NÛH suresi 17. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

وَاللَّهُ أَنبَتَكُم مِّنَ الْأَرْضِ نَبَاتًا

Okunuş Vallahu enbetekum minel'ardi nebaten.
Diyanet Çevirisi ‘Allah, sizi (babanız Âdem’i) yerden (bitki bitirir gibi) bitirdi (yarattı.)’
Diyanet Vakfı Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir.
Elmalılı Orijinal Ve Allah yetiştirdi sizi Arzdan nebat tarziyle
Elmalılı Sade. 1 Ve Allah, yerden ot bitirir gibi, sizi yetişdirdi.
Elmalılı Sade. 2 Allah sizi yerden bir bitki bitirir gibi bitirdi.
Ö. N. Bilmen (16-17) Ve onlar da ay'ı bir nûr kılmıştır, güneşi de bir çırağ yapmıştır. Ve Allah sizi yerden bir ot olarak bitirmiştir.
S. Ateş 'Allâh sizi yerden bir bitki olarak bitirdi.'
A. Bulaç "Allah, sizi yerden bir bitki (gibi) bitirdi."
Muhammed Esed Ve Allah sizi yerden (tedrici bir şekilde) yeşertip büyütmüştür; ve sonra sizi (öldükten sonra) ona geri döndürecektir:
Y.N. Öztürk "Ve Allah sizi bir bitki olarak yerden bitirdi."
S. Yıldırım Allah sizi yerden nebat bitirircesine bitirip yetiştirdi.
Tefhimü-l Kuran «Allah, sizi yerden bir bitki (gibi) bitirdi.»
Fizilalil Kuran Allah sizi yerden bitirir gibi yetiştirmiştir.
A. Gölpınarlı Ve Allah, yeryüzünden size nebatlar bitirmiştir.
H. S. Yeter Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir.
A. Uğur Allah, sizi de yerden ot (bitirir) gibi bitirmiştir.
G. Onan "Tanrı, sizi yerden bir bitki (gibi) bitirdi."
Ş. Piriş Allah sizi bir bitki gibi yerden çıkarmıştır.
Yusuf Ali (EN) And Allah has produced you from the earth, growing (gradually),
M. Pickthall (EN) And Allah hath caused you to grow as a growth from the earth,
 

(NÛH suresi 18. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

ثُمَّ يُعِيدُكُمْ فِيهَا وَيُخْرِجُكُمْ إِخْرَاجًا

Okunuş Summe yu'iydukum fiyha ve yuhricukum ihracen.
Diyanet Çevirisi ‘Sonra sizi yine oraya döndürecek ve kesinlikle sizi (yeniden) çıkaracaktır.’
Diyanet Vakfı Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır.
Elmalılı Orijinal Sonra sizi onda geri çevirecek ve çıkaracak sizi bir çıkarış daha
Elmalılı Sade. 1 Sonra sizi onda geri çevirecek ve sizi bir çıkarış daha çıkaracak!
Elmalılı Sade. 2 Sonra sizi tekrar oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır.
Ö. N. Bilmen Sonra sizi orada iade edecektir ve sizi bir çıkarışla çıkaracaktır.
S. Ateş 'Sonra yine oraya geri çevirecek ve tekrar çıkaracaktır.'
A. Bulaç "Sonra sizi yine oraya geri çevirecek ve sizi (diriltici) bir çıkarışla diriltip-çıkaracaktır."
Muhammed Esed (daha sonra) sizi yeniden dirilterek tekrar ortaya çıkaracaktır.
Y.N. Öztürk "Sonra sizi yere geri gönderiyor ve sonra bir çıkarışla tekrar çıkarıyor."
S. Yıldırım Sonra sizi tekrar oraya gönderip, yine sizi oradan çıkaracaktır.
Tefhimü-l Kuran «Sonra sizi yine oraya geri çevirecek ve sizi (diriltici) bir çıkarışla diriltip-çıkaracaktır.»
Fizilalil Kuran Sonra sizi oraya döndürür ve yine oradan çıkarır.
A. Gölpınarlı Sonra da sizi gene oraya yollar ve oradan çıkarır.
H. S. Yeter Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır.
A. Uğur Sonra sizi yine oraya döndürecek ve sizi yeniden çıkaracaktır.
G. Onan "Sonra sizi yine oraya geri çevirecek ve sizi (diriltici) bir çıkarışla diriltip-çıkaracaktır."
Ş. Piriş Sonra sizi oraya döndürecek ve tekrar oradan çıkaracaktır.
Yusuf Ali (EN) And in the End He will return you into the (earth), and raise you forth (again at the Resurrection)?
M. Pickthall (EN) And afterward He maketh you return thereto, and He will bring you forth again, a (new) forthbringing.

(NÛH suresi 19. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ بِسَاطًا

Okunuş Vallahu ce'alelekumul(arda bisatan.
Diyanet Çevirisi (19-20) ‘Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.”
Diyanet Vakfı (19-20) Allah, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.
Elmalılı Orijinal Ve Allah sizin için Arzı bir sergi yapmıştır
Elmalılı Sade. 1 Allah, yeri sizin için bir sergi yapmıştır.
Elmalılı Sade. 2 Allah sizin için yeri bir yaygı yapmıştır.
Ö. N. Bilmen Ve Allah, Sizin için yeri bir döşek kılmıştır.
S. Ateş 'Allâh, yeri sizin için bir sergi yaptı.'
A. Bulaç "Allah, yeri sizin için bir yaygı kıldı."
Muhammed Esed Ve Allah yeri sizin için genişçe yaymıştır
Y.N. Öztürk "Allah size yeryüzünü bir yaygı yaptı,
S. Yıldırım (19-20) Allah yeri size bir yaygı yaptı ki onun geniş yollarında yürüyesiniz.
Tefhimü-l Kuran «Allah, yeri sizin için bir yaygı kıldı.»
Fizilalil Kuran Yeryüzünde dolaşabilmeniz,
A. Gölpınarlı Ve Allah, yer yüzünü size bir döşeme, bir yaygı olarak yaratmıştır.
H. S. Yeter "Allah,yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır."
A. Uğur Allah,yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.
G. Onan "Tanrı, yeri sizin için bir yaygı kıldı."
Ş. Piriş Allah sizin için yeryüzünü yayıp/döşedi.
Yusuf Ali (EN) And Allah has made the earth for you as a carpet (spread out),
M. Pickthall (EN) And Allah hath made the earth a wide expanse for youu

(NÛH suresi 20. ayet)          (Resmi:71/İniş:71/Alfabetik:83)

لِتَسْلُكُوا مِنْهَا سُبُلًا فِجَاجًا

Okunuş Litesluku minha subulen ficacen.
Diyanet Çevirisi (19-20) ‘Allah, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır ki, oradaki geniş yollarda yürüyesiniz.”
Diyanet Vakfı (19-20) Allah, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz diye, yeryüzünü sizin için bir sergi yapmıştır.
Elmalılı Orijinal Gidesiniz diye ondan geniş geniş yollarda
Elmalılı Sade. 1 Ondan (açılan) geniş geniş yollarda gidesiniz diye.
Elmalılı Sade. 2 Ki, ondan açılan geniş geniş yollarda gidesiniz.
Ö. N. Bilmen Tâ ki, ondan geniş geniş yollara gidiveresiniz.
S. Ateş 'Ki onda açılan geniş geniş yollarda gidesiniz'."
A. Bulaç "Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip-dolaşırsınız, diye."
Muhammed Esed ki üzerinde geniş yollardan yürüyüp geçebilesiniz!"
Y.N. Öztürk Ki ondan geniş yollar edinip de yürüyesiniz."
S. Yıldırım (19-20) Allah yeri size bir yaygı yaptı ki onun geniş yollarında yürüyesiniz.
Tefhimü-l Kuran «Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gezip-dolaşırsınız, diye.»
Fizilalil Kuran orada yollar ve geniş geçitlerden geçebilmeniz için, onu size yayan O'dur.
A. Gölpınarlı Oradaki geniş-geniş yollara dalıp gidin diye.
H. S. Yeter "Ki, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz.(diye).
A. Uğur Ki, onda geniş yollar edinip dolaşabilesiniz.(diye).
G. Onan "Öyle ki, onun içinde geniş yollarında gerip-dolaşırsınız diye."
Ş. Piriş Geniş yollarında gezip dolaşın diye.. Nuh:
Yusuf Ali (EN) That ye may go about therein, in spacious roads.
M. Pickthall (EN) That ye may thread the valley-ways thereof.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!