Sofra,yeme,içme-oturma,yatma-arkadaş,dargınlık
SOFRA, YEME, İÇME, GIDA
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz yemek yerken "Bismillah" desin. Başta söylemeyi unutursa, hatırlayınca, "Başında da sonunda da Bismillah!" desin." Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Yemeğin bereketi, hem yemekten önce, hem de yemekten sonra el ve ağzı yıkamaktadır." Selman radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin koruması altında bir çocuktum. Elim yemek kabının her tarafında dolaşır dururdu. Bunun üzerine: "Evladım! Besmele çek, sağ elinle ye ve sana yakın olan taraftan ye!" buyurdu. İbn Ebû Seleme radıyallahu anh. Buhârî.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, yaslanarak yemek yemezdi. iki adamın onun ardından gittiği de olmamıştır. Üç kişi olduklarında aralarında yürürdü. Toplu oldukları zaman, birini öne geçirirdi. İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, içki içilen sofrada oturmayı yasak etti. Kişinin, karnına dayanarak yemesini ve içmesini de yasakladı. Dane ve benzerini oturarak, ya da yaslanarak yemeğe izin verdi. İbn Ömer radıyallahu. Rezîn.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, sofra üzerinde yemek yerdi. Enes radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim, bir tabakta yemek yeyip de, sonra o tabağı sıyırırsa, o tabak onun için Allahtan af diler." Nubeyşe radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "iki kişilik yemek üç kişiye yeter. Üç kişilik yemek ise, dört kişiye yeter." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "insan, karnından daha kötü bir kabı doldurmamıştır. Belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir, mutlaka bundan fazla yemesi gerekirse, midesini üçe bölsün: Üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefesi için." Mikdam radıyallahu anh. Tirmizî.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yemeğe kusur bulmazdı, canı çekerse yerdi, çekmezse bırakırdı. Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Sofra kurulduğu zaman, kaldırılıncaya kadar kimse kalkmasın. Kişi doysa bile, elini, herkes bitirinceye kadar sofradan çekmesin. Çünkü, aralarında utanan kimse bulunur da, doymadankalkar." İbn Ömer radıyallahu anh. İbn Mâce.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ayakta yemek yemeyi ve su içmeyi yasakladı. Enes radıyallahu anh. Bezzâr.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yanıma girip: "Yanınızda yiyecek bir şey var mı?" diye sordu. "Biraz ekmek, biraz da sirke var," dedim. "Onu getirin, içinde sirke bulunan ev fakir sayılmaz!" buyurdu. Ümmü Hani radıyallahu anha. Tirmizî.
Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme, Tebükte, hıristiyanlarca üretilen peynir getirildi, onu bıçakla kesti ve besmele çekerek yedi. İbn Ömer radıyallahu anh. Rezîn.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Rahmana ibadet edin! Yemek yedirin! Bol selâm verin ki, esenlikle cennete giresiniz!" İbn Amr radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz, müslüman kardeşinin yanına girip de, o kendisine yemek ikram ettiği zaman, yesin. Onun hakkında bir şey sormasın. ikram ettiği suyu da içsin, hakkında bir şey sormasın." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ahmed.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Deve içişi gibi tek bir içişle su içmeyin, ikişer üçer için. içmeye bismillah diyerek başlayın, bitirince elhamdülillah deyin." İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz su içtiği zaman bardağın içinde nefes almasın." Ebû Katâde radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Sarhoşluk veren her içecek haramdır." Aişe radıyallahu anha. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır." Câbir radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, her sarhoş eden ve dalgınlık veren şeyi yasak etmiştir. Ümmü Seleme radıyallahu anha. Ebû Dâvud.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, şarapla ilgili on kişiye lânet etti: Üzümünü sıkana, sıktırana, içene, içirene, taşıyana, taşıttırana, satana, satın alana, bağışlayana ve parasını yiyene. Enes radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Ümmetimden bir takım insanlar, şarap içecekler ve ona başka başka isimler verecekler." Sahabeden biri radıyallahu anh. Nesêî.
OTURMA, YATMA, MECLİS
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin, dizlerini bükerek oturduğunu gördüm. Oturuşunda onu öyle saygılı bir durumda görünce korkudan titremeye başladım. Kayle radıyallahu anha. Ebû Dâvud.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem oturduğunda biz de etrafına otururduk. Geri gelmek niyetiyle kalkmış ise, bir eşyasını orada bırakırdı. Sahabiler de onu anlar, yerlerinden kımıldamaz, dönüşünü beklerlerdi. Ebû Derda radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Diğer bir kişi katılmaksızın, iki kişi aralarında fısıldaşmasın!" İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz, kendisinin oturması için, kimseyi yerinden kaldırmasın! Lâkin meclisi genişletip, gelene yer açın ki, Allah da sizin yerinizi genişletsin!" İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Biriniz yerinden kalkıp tekrar geri dönerse, oraya oturmakta herkesten daha fazla hak sahibidir." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Oturulan yerlerin hayırlısı, en geniş olanıdır." Ebû Saîd radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "İzinleri olmadan iki kişi arasında oturma!" İbn Şuayb radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, beni karnım üzerinde yatarken gördü, "Bu yatış, Allahın nefret ettiği bir yatıştır," buyurdu. Yaîş radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yatağı, insanın kabrine konduğu şekildeydi. Mescid ise başı tarafındaydı. Ümmü Seleme ailesinden bir ravi. Ebû Dâvud.
ARKADAŞ, DAVRANIŞ, DARGINLIK, İSTİŞARE
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kişi, dostunun dini üzeredir. Bu nedenle, kiminle dost olacağına dikkat etsin!" Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Mekkelilerden şakacı bir kadın, Medineye geldi. Bir arkadaşına misafir oldu. Aişe radıyallahu anha dedi ki: Sevgilim Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ne doğru söylemiş: "Ruhlar, donatılmış askerlerdir. Ezelden tanışanlar birbirini severler, birbiriyle uyuşamayanlar da bir türlü anlaşamazlar." Aişe radıyallahu anha. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Bir adam bir adama sır söylerse, bu ona emanettir, kimseye söyleyemez." Câbir radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Nafile oruç, namaz ve zekâtın derecesinden daha üstün olan bir şeyi size bildireyim mi?" "Evet," dediler. "iki kişinin arasını bulmak." Ebû Derda radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Müşriklerle oturmayın, onlarla bir araya gelmeyin! Kim onlarla oturur ve onlarla seve seve birlikte olursa, onlardandır." Semûre radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "insanlar, içlerinde işe yarayacak bir taneden fazla deve bulunmayan yüz adet deve gibidirler." İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.
Aişe, bir dilencinin eline bir parça ekmek verip gönderdi. Az sonra üstü başı düzgün biri geldi, onu oturtup yedirdi. Sebebi sorulunca dedi ki: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "insanlara, düzeylerine ve durumlarına göre davranın!" Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.
Cerîr bin Abdullah geldi. Evin içi doluydu, oturacak yer bulamadı. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, elbisesini yere attı: "Bunun üstüne otur!" dedi. Cerîr, onu alıp öptü ve bağrına bastı. Sonra şöyle dedi: "Ey Allahın Resûlü! Bana ikram ettiğin gibi Allah da sana ikram etsin!" Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Size bir toplumun ulusu gelirse ona hürmet edin!" Ebû Hureyre radıyallahu anh. Taberânî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Bir müminin, din kardeşine üç günden fazla dargın durması helâl değildir. Birbirlerine rastladıklarında bu ondan, o da bundan yüz çevirir. O ikinin en iyisi, selâmı ilk verendir." Ebû Eyyûb radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim, bilmeden fetva verirse, fetva verdiği kimsenin günahını yüklenir. Kim, müslüman kardeşine, bildiğinin aksini tavsiye ederse, ona hainlik etmiş olur." Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kendisine danışılan kimse, güvenilir biri olmalıdır." Ümmü Seleme radıyallahu anha. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Düşünerek hareket etmek, Allahtandır. Acele etmek ise, şeytandandır." Sehl radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Ahirete yönelik işlerden başka hiçbir konuda aceleci olmamak gerekir." Saad radıyallahu anh. Ebû Dâvud.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Din kardeşinin başına gelene sevinme! Çünkü Allah, onu ondan kurtarır ve senin başına o belayı getirir." Vâsile radıyallahu anh. Tirmizî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme bir adamın suçu duyurulunca: "Falana ne oluyor da böyle yapıyor!" demezdi, "Falanlara ne oluyor da böyle yapıyorlar!" derdi. Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Kim, biriyle buluşmak üzere sözleşirse ve arkadaşı da namaz vaktine kadar gelmezse, buluşma yerine gelen, namaza gitmekle günaha girmiş olmaz." Rezîn radıyallahu anh. Rezîn.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Allah, aksırmayı hoş karşılar, esnemekten ise hoşlanmaz. Sizden biriniz aksırıp da, "Elhamdülillah," derse, bunu duyan müslümanın, ona "Yerhamükellah!" demesi gerekir. Esnemek ise şeytandandır. Biriniz namazdayken esnemesi gelirse, gücü yettiğince onu önlemeye ve tutmaya çalışsın. "Ha!" demesin. Çünkü, bu şeytandandır. O esnerken şeytan güler." İbn Ebû Bekr radıyallahu anh. Buhârî.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Ey Aişe! Sen beni ne zaman terbiye dışı davranırken gördün! Allah katında, kıyamet günü en kötü yere sahip olan, kötülük yapmasından korkulduğu için insanlar tarafından terkedilen kişidir." Aişe radıyallahu anha. Buhârî.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, aksırdığı zaman, yüzünü elleri veya elbisesiyle kapatır, sesini de kısmaya çalışırdı. Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.


0 yorum yazılmıştır